Altın 6222.13 %0
BIST 10759.56 %0
Dolar 49.9259 %0
Euro 55.7152 %0
Sterlin 66.5316 %0
Dr. Abdullah BUKSUR

Dr. Abdullah BUKSUR

Ankara'da Yazılan Sadece Bir Bildiri Değil, Yerine Oturtma

Yüzyıllar boyunca aynı kökten beslenen ancak cetvellerle bölünmüş Türk dünyası, dün Ankara'da sadece bir zirve yapmadı. Hafızasını tahkim etti.

3 Ekim 2009'da Nahçıvan'da atılan imza, bir teşkilat kurmaktan ibaret değildi. O, dağılmış bir kolektif belleğin yeniden inşasıydı. Dün 13. Zirve'de, "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" derken aslında İsmail Gaspıralı'nın ruhunu Beştepe'ye çağırıyorduk.

Bildirinin 163 maddesi var. Ticaret, Zengezur Koridoru, Bakü-Tiflis-Kars, savunma sanayii, siber güvenlik, ortak alfabe... Hepsi önemli. Fakat beni durduran madde, Filistin maddesi oldu.

Neden mi? Çünkü bir medeniyet, sadece kendi evladını değil, mazlumu da hatırladığı zaman medeniyettir.

Ankara Bildirisi diyor ki: "1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin Devleti." Ve hemen ardından Gazze için "insani yardımın kesintisiz ulaştırılması ve yeniden imar."

Bu, sıradan bir diplomasi cümlesi değildir. Bu, Selçuklu'dan Osmanlı'ya, oradan Türkiye Cumhuriyeti'ne taşınan o "nizam-ı alem" fikrinin Türk Devletleri eliyle yeniden seslendirilmesidir. Türk, adaletle kaimdir.

Dikkat edin: Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, tam da 29 Ekim'de, yani Cumhuriyetimizin 103. yılında ve TDT Dışişleri Bakanları Ankara'dayken, GKRY'yi ziyaret etti. Zamanlama manidardır. KKTC Dışişleri'nin hatırlatması da manidardır: "Kıbrıs Türk halkı, Filistin halkının meşru mücadelesini öteden beri desteklemiştir."

Tarih bize şunu öğretir: Coğrafya kaderdir, ama hafıza tercihtir.

Türkiye, 1975'te FKÖ ile resmi ilişki kurduğunda, 1988'de Filistin'i aynı gün tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunda, tercihini yapmıştı. Bugün TDT olarak aynı tercihi, beş devlet, iki gözlemci, bir aile olarak tekrarlıyoruz.

Filistin meselesi, Türk dünyası için bir dış politika başlığı değildir. Bir vicdan imtihanıdır. Eğer Almatı'da ortak tarihi, ortak alfabeyi, ortak akademiyi konuşacaksak, Ankara'da da Kudüs'ü konuşmak zorundayız. Zira Kudüs, sadece Filistinlinin değil, Türk'ün de hafıza mekanıdır.

Ankara'da yazılan bildiri bu yüzden kıymetlidir. Sadece koridorları değil, kalpleri de birleştirme iradesidir. Sessiz devrim dediğimiz şey tam da budur. Gürültüyle değil, hafızayla olur.

Selçuklu gönüllüsü olmak, sadece bir ilçeye değil, bir medeniyet havzasına gönül vermektir. Dün Ankara'da o havzaya bir damla daha eklendi.

Dr. Abdullah BUKSUR
İnsan Hakları Eksperti

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Dr. Abdullah BUKSUR Arşivi