1 gram virüs, insanlığı esir aldı

TBMM’nin açılışının 100’üncü yıl dönümünü biraz buruk olsa da, milletçe gururla kutladık. Türk milletinin tarihin akışını değiştiren özgürlük ve demokrasi destanını daha iyi şartlarda, daha görkemli törenlerle kutlamak istedik. Yine de, Türk milletinin bu güzel ve özel günü nasıl sahiplendiğini, nasıl coştuğunu, çocuklarımızın evlerinden yaptıkları duygulandıran paylaşımları görmek bize ayrı bir onur verdi. Türk milletinin demokrasiye, bağımsızlığa, birlik ve bütünlüğe bağlılığı bir defa daha teyit edilmiş ve perçinlenmiştir. Bu özel bayramı çok daha güzel günlerde, çok daha farklı, anlamlı ve yaygın şekilde kutlayacağımızdan eminiz.

SALGIN VE BEKA

Ramazan ayına da bugün itibarı ile girmiş durumdayız. Bu mübarek ayın manevi atmosferini evlerimizde ailelerimizle paylaşacağız. Yapacağımız ibadetler, edeceğimiz dualar yine ülkemizin birliği ve güzel günlerin gelmesi için olacak. Camilerimiz mahzun, teravihleri evlerimizde kılacağız. Bayram namazını birlikte kılma imkânımız olur mu, bilmiyoruz, ama bu sene ayrı bir imtihandan geçiyoruz. Milletçe verdiğimiz bu imtihanın bir tarafında koronavirüs salgını, diğer tarafında ise bekamız var. Ne salgına teslim oluruz, ne bekamızdan vazgeçeriz. 23 Nisan ruhu ile bu salgını da en kısa zamanda yenip, Türk milleti olarak lider ülke hedefine hep birlikte kararlılıkla yürüyeceğiz.

ÜMİTLERİMİZ ARTTI

Salgınla ilgili gelişmeler ve alınan kararların ön plana çıkmış olması son derece anlaşılabilir bir durumdur. Yapılan son açıklamalar, bayram sonrasında normale dönme ümitlerimizi daha da arttırmıştır. Vaka sayısı ile iyileşen hasta sayısı arasındaki makas gittikçe kapanmaktadır. Keşke ölüm sayımız bu kadar olmasa, ancak dünyanın diğer ülkeleri ile kıyaslandığında burada da çok daha iyi durumda olduğumuz görülüyor. Nitekim, bu durumdan içimizdeki bozuk zihniyetin çok rahatsız olduğunu, akla hayale gelmeyecek iftira ve karalamalarla zihin bulandırmaya uğraştıklarını ibretle izliyoruz. Bu kanı bozuklara itibar edilmemeli ve resmi açıklamalar dikkate alınmalıdır.

1 GRAM VİRÜSLE MÜCADELE

Bu virüs belası ile sadece biz uğraşmıyoruz. Kovid-19’un bütün dünyayı esir aldığını unutmayalım. Küresel salgın tüm ülkeleri her cepheden vurmak şöyle dursun, adeta işgal ve istila etmiştir. Bu işgalin ne olduğunu ortaya koyan çok çarpıcı bir bilgi paylaşılmıştır. Bir virüsün ağırlığının 0.85 attogram, yani gramın trilyonda birinin milyonda biri kadar olduğu ölçülmüş. Bir insanı hasta edecek virüs sayısının 70 milyar olduğu kabul ediliyor. Bu da yaklaşık 0.0000005 gramı oluşturuyor. Bu tarihe kadar bütün dünyadaki vaka sayısı 2 milyon 300 bin civarında. Şu anda bütün insanlığı esir alan virüslerin toplam ağırlığı, ancak 1 grama denk geliyor. Başka bir ifade ile insanoğlu bütün imkânlarını, parasını, teknolojisini, bilgisini, birikimini seferber ederek, toplam 1 gram virüsle mücadele ediyor. Bütün insanlık görünmez bir düşmanın her zeminde görülen ve acıklı şekilde hissedilen sonuçlarıyla topyekûn bir mücadele vermektedir.

İLAHİ İRADE

Bu bilginin bize anlattığı şey, ilahi iradenin karışışında, Allah’ü Teâla’nın sonsuz kudretinin yanında ne kadar aciz olduğumuzdur. Ama çok iyi biliyoruz ki derdi veren, dermanını da veriyor. Bize düşen, bir taraftan tevekkül edip bizi Yaradan’a teslim olmak, diğer taraftan bize verilmiş en büyük nimet olan akıl ve bilgiyi kullanarak dermanı bulmaktır. Salgınla mücadelede konulan kurallara uymak, sosyal mesafeyi korumak, izolasyonu sağlamak ve sabır göstermek hem kendimiz, hem çevremiz, hem de ülkemiz için yerine getirmemiz gereken bir görevdir. Bunu sıklıkla hatırlatmamın sebebi, başta Sağlık Bakanımız olmak üzere yapılan açıklamalarda kurallara uymanın salgını yenmekte temel unsur olduğunun ısrarla belirtilmesidir. Sayın Sağlık Bakanı her açıklamasında sorumluluklarımızı hatırlatıyor, tedbirlere ısrarla uyma daveti yapıyor ve “temas, mesafe, izolasyon” diyerek bitiriyor.

İYİ DURUMDAYIZ

Salgın sonrasında dünya dengelerinin değişeceği şimdiden bellidir. Virüsün ilk döneminde oluşan küresel dayanışma ve iş birliği arayışı, yerini karşılıklı suçlamalara, sonu gelmez tartışmalara ve hatta tehditlere bırakmıştır. ABD ile Dünya Sağlık Örgütü arasında sert atışmalar yaşanırken, komplo teorileri de daha fazla zemin bulmaya başlamıştır. Ticaret savaşlarının virüs üzerinden sürdürüleceği ve yeni ivmeler kazanacağı anlaşılmaktadır. Türkiye bütün bu tartışmaların dışında kalarak kendi işine bakıyor, kendi tedbirlerini alıyor ve bu yönüyle dünyada örnek teşkil ediyor. Dünya Sağlık Örgütü de Türkiye’nin tavrını, mücadele şeklini, özellikle imkânlarını paylaşıp yaptığı yardımları takdirle karşıladığını açıklıyor. Biz doğru bildiğimizi yapıyoruz ve iyi durumdayız. Mübarek ramazanın bereketi, yapılacak dualar ve oluşacak kardeşlikle birlikte, bu belayı daha kısa sürede atlatacağımıza inanıyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.