Biraz daha sabırlı olacağız

Salgını bir an önce atlatabilmek için evlerimize kapanalı bir ay kadar zaman oldu. Bu süre içinde birçok tedbir alındı ve uygulamaya konuldu. Hayatımızda mutlaka uymamız ve uygulamamız gereken 14 kural açıklandı ve ayrıntıları her imkân kullanılarak anlatıldı. 65 yaş üstü ve 20 yaş altı vatandaşlarımıza sokağa çıkma yasağı var. Büyükşehirlere giriş çıkış durduruldu. Bazı köy ve mahallelerde karantina uygulanıyor. Maske ve eldiven kullanımı yaygınlaştı. Özellikle maske kullanımı belli esaslara bağlandı. 4 haftadır camilerimizde cuma namazı kılınmıyor. Virüsün yayılma zincirini kırabilmek için bütün bunlar yapılıyor.

DOĞRU BİLGİ

Vakaların tespiti ve tedavisi için de kelimenin tam anlamıyla bir seferberlik başlatıldı. Gün geçtikçe sayısı artan testler yapılıyor. Hastanelerimiz ve gerekli olan malzeme konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Diğer taraftan aşı ve ilaç konusunda da sıkı bir çaba var. Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca, bir bilgi kirliliği oluşmaması ve istismarların önünün kesilmesi için sık sık bilgilendirmeler yapıyor. Test sayısı, vaka sayısı, bu vakaların ayrıntıları, iyileşenlerin sayısı ve acı da olsa ölen vatandaşlarımızın sayısı her gün düzenli olarak açıklanıyor. Daha da ileri gidilerek, Türkiye’nin her yerinde mahalle ve sokaklara kadar görülen vakalar haritalarda gösteriliyor. Bilim Kuruluna ilave olarak bir kurul daha oluşturuldu ve göreve başladı.

SOSYOEKONOMİK DURUM

Bütün bu gelişmeler hayatımızın bir parçası oldu. Diğer taraftan da ülke ve vatandaş olarak hayatımızı devam ettirmek zorundayız. Bunun için de ayrı bir gayret var. Sayın Cumhurbaşkanı ve ilgili bakanlar her gün neler yapıldığını, hangi tedbirlerin alındığını ortaya koyan açıklamalar yapıyorlar. Sokağa çıkamayan, evde kalma kuralına uyan ve bu yüzden mağdur olan, ev geçindirmek için çalışmak mecburiyeti bulunan vatandaşlarımız da unutulmuyor. Bütün dünya sosyoekonomik bir krizle karşı karşıya kalmıştır. Şu anda salgını durdurmak her şeyin önüne geçtiği için bu konu ağırlıklı olarak gündemde değildir, ama ciddi ve farklı sonuçları olacak bir sorun olarak karşımıza çıkacağı muhakkaktır.

KURALLARA UYMAK ŞART

Buraya kadar olanı hepimiz biliyoruz, yaşıyoruz ve takip ediyoruz. Herkesin aklında bu durumun daha ne kadar süreceği, nasıl sonuçlanacağı ve normal hayata ne zaman geçeceğimiz soruları var. Ne yazık ki şu anda ne ülkemizde, ne de dünya hiç kimse bu sorulara net bir cevap veremez. Sadece gidişata, gelişmelere, yaşananlardan edinilen tecrübelere bakarak bazı tahminler yapılabilir ki, özellikle bilim adamlarımız bu konuda bazı şeyler söylüyorlar. Bu söylenenlerden çıkardığımız sonuç, biraz daha sabırlı olmamız, kurallara ve devletimizin aldığı tedbirlere sıkı sıkıya uymamız gerektiğidir. Kesin olan, bu virüsün eninde sonunda ama mutlaka yenileceği ve normal hayata geçileceğidir.

ÜMİT VERİCİ GELİŞME

Sayın Sağlık Bakanımızın açıklamaları ve günlük paylaşılan bilgiler bazı işaretler veriyor. Hükümetimizin zamanında aldığı tedbirler ve yapılan hazırlıklar sayesinde, genel olarak Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında biz çok daha iyi durumdayız. Fransa, İtalya, İngiltere, İspanya ve ABD gibi ülkeler tam anlamıyla dibe vurmuş durumdadırlar ve oralara bakınca biz halimize şükrediyoruz. Ölüm sayılarında kısmi bir artış olsa da, artan test sayımıza rağmen vaka artış hızının düşme eğiliminde olduğu anlaşılıyor. Bu çok ümit verici bir durumdur. Vaka sayısının düşmesi, salgının kontrol altına alınmasında en önemli göstergedir. Böyle devam ederse, ümidimiz çok daha artacaktır.

HEPİMİZ SORUMLUYUZ

Duruma, ihtiyaca, Bilim Kurullarımızın tavsiyelerine göre yeni tedbirlerin alınması da ihtimal dâhilindedir. Vatandaş olarak bize düşen devletimize inanmak, güvenmek, kurallara uymak ve sabır göstermektir. Bu konuda biraz daha dikkatli olmak gerektiğini görüyoruz. Alınan bütün tedbirlere, yapılan bütün uyarılara ve gerekli olan maske gibi önemli malzemelerin ücretsiz dağıtılmasına rağmen, bazı yerlerde hâlâ olması gerektiği gibi hareket edilmediğinin, kurallara uyulmadığının haberlerini alıyoruz. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. Sadece kendimize karşı değil, başta ailemiz olmak üzere komşularımızdan mahallemize, sokakta karşılaştığımız insanlardan bütün Türk milletine kadar, herkese karşı sorumluyuz. Bu sorumluluğu yerine getirmek her şeyden önce bir vatandaşlık görevidir ve sebep her ne olursa olsun hiçbir şartta bu görevden kaçamayız. İşimiz zor ama imkânsız değil. Biz millet olarak büyük sıkıntıları aştık, her türlü zorluğun üstesinden geldik, bunu da aşacağız. İstismarcılar, fitne odakları, bölücüler, fırsat düşkünleri her zaman olduğu gibi, Türk milletinin şaşmaz iradesi ve sağduyusu karşısında yine kaybedeceklerdir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.