Yıldıray ÇİÇEK

Yıldıray ÇİÇEK

Atatürk'e düşmanlık ve Diyanetin son doğru adımı

Büyük insan fikirleriyle, ülküleriyle yaşayan insandır. Atatürk de bu manada dünyadaki en büyük insanlardan birisidir. Öyle bir büyüklüğü vardır ki, diğer dünya milletleri bile onun devlet adamlığını, bilgisini, vizyonunu, komutanlığını örnek almaktadır. Mert düşmanları bile ondan hep saygıyla bahsetmektedir. Onun namert düşmanları ise en iğrenç kıvamda düşmanlık yapmaktadır.

Dünyanın hiçbir yerinde kendi ülkesinin kurtarıcısına, devlet kurucusuna hakaret edilmez. Edenin de akli dengesi sorgulanır. Ama Türkiye’de ipini koparan delisi, haini, soysuzu, kansızı Atatürk’e düşmanlık yapmakta ve yıllardır Atatürk’e yönelik her türlü alçaklığa imza atmaktadırlar.

Eskiden Kadir Mısıroğlu bu işin zirve ismiydi. Mısıroğlu hayatını kaybedince şimdi de sanki Fatih Tezcan’a el vermiş, Atatürk düşmanlığını onun bıraktığı yerden devam ettiriyor. Sadece Fatih Tezcan değil elbette, kendini bir cemaate mensup hisseden, şeyh sıfatıyla gezen birçok kişi Atatürk’e düşmanlık konusunda hep ilk fırsatları değerlendirmektedir.

Teröristbaşı Öcalan’ı, Fethullah Gülen’i övenler, Atatürk’e İslam düşmanı diye saldırıyor. Ateist Öcalan’ın Yüce Allah’la, peygamberlerle, İslam diniyle dalga geçme konuları, teröristbaşı Fethullah Gülen’in “dinler arası diyalog” sapıklığı bunlara herhalde daha hoş geliyor.

Türkiye’de böyle bir ortam varken, Atatürk’ün kurduğu Diyanet İşleri Başkanlığı bile onların ekmeğine yağ süren, onların alçaklığına yol açan tutum içindeydi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna saygı ve vefa gösterme duruşu göstermedikleri gibi, kendi başında bulundukları Diyanet İşleri Başkanlığının kurucusu olduğu halde Atatürk’e yine saygı, sevgi ve vefa göstermiyordu.

Prof. Dr. Ali Erbaş bu kurumun başına başkan olduğu günden bu yana hep bu tartışmaların odağındaki isim olmuştur.

10 Kasım’dan bir gün önce Atatürk düşmanı Kadir Mısıroğlu’nu ziyaret edip, 10 Kasım’da Atatürk’e bir rahmet okuyup, cuma hutbelerinde dua ile anmadığı için büyük tepki gören Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, bu 29 Ekim’de kuruma yakışanı yapıp, yayınladıkları açıklamada büyük komutan Mustafa Kemal Atatürk’ü “Bu vesileyle, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını saygıyla anıyoruz. Milli Mücadele’nin bütün kahramanlarını, geçmişten günümüze vatan ve mukaddesat yolunda canını feda eden şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.“ cümleleriyle anmıştır.

Ağustos ayında Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’a “Atatürk’ün kurduğu kurumda Atatürk’e yapılan saygısızlıklar artık son bulmalıdır.” şeklinde Türkiye’de gündem olan bir çağrıda bulunmuştuk. 29 Ekim’de yapılan Atatürk’ü rahmet ve minnetle anan bu açıklama inşallah bunun için hayırlı bir başlangıç olur.

Mustafa Kemal Atatürk’e saygısı, sevgisi, vefası olmayan kim olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik farklı hesapları, düşmanca duyguları vardır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı, milli mücadele çizgisine günden güne otururken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk konusunda çok ölçülü ifadelerin altını çize çize vurgularken, Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir kurumunda Atatürk’e saygısızlık, vefasızlık yapılmamalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığının bu ısrarlı yanlışından dönmesi, anlamlı olmuştur.

“Ben Atatürk’ü sevmiyorum, emanetlerini sevmiyorum ama Türkiye Cumhuriyeti’nin nimetlerinden faydalanacağım, buna kimse de karışamaz” gibi bir mantık da olamaz.

Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkenin en büyük ortak değeridir. Ona yapılan düşmanlık, fikir ve düşünce özgürlüğü olarak görülemez. Atatürk’le kavgası olan, ona düşmanlığı olan birisinin kesinlikle tarihten kalan bir kuyruk acısı vardır. Kuyruk acısı olan Atatürk düşmanlarının kalan kuyrukları da hep koparılmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti kıyamete kadar yaşayacaksa, Atatürk’ü de yaşatacak Türk milletinin bizzat kendisidir. Türk milleti günden güne Atatürk sevgisiyle daha çok bütünleşiyor. O yüzden Atatürk düşmanlarının bu ülkede nefes alması gün gelecek tamamen kesilecektir. Maalesef Türkiye, haini çok olan bir ülkedir. PKK’nın sözcüsü haline gelen CHP’yi bile Atatürkçü görenlerin olduğu bu ülkede aslında mücadele hiç bitmeyecek gibi…

Atatürk maskesi takan düşmanlarıyla, maskesiz Atatürk düşmanlığı yapanlarla kavgamız her daim sürecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.