Yıldıray ÇİÇEK

Yıldıray ÇİÇEK

Çözüm, HD(P)KK ihanetleri izlemek mi?

HDP kâğıt üzerinde siyasi bir parti gibi görünse de tüm faaliyetleri teröre yardım ve yataklık üzerine şekillenmiştir. HDP’nin en başındaki eş başkanlarından tutun, ilçe başkanlarına kadar hangi yöneticisine sorarsanız sorun kendilerini terör örgütü PKK’nın mensubu ve üyesi olarak görmekte ve bunu da asla gizlememektedir.

Terör örgütü PKK da HDP yöneticilerinin bu köleliğini gördüğü için, hepsini terör yardım ve yataklığında dilediği gibi kullanmaktadır.

 HDP’li yöneticiler terör örgütü PKK’nın elinde öyle rezil, öyle kepaze bir hâldedir ki, HD(P) KK kapatılsın inanın Türkiye huzura kavuşacağı gibi, birçok HDP’li de belki de bu rezillikten, bu kepazelikten kurtulacaktır.

Mesela geçmişte yaşanan iki olayla bu HDP’lilere örnek verelim.

BDP’li Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, biri belediyede temizlik işçisi olarak gözüken üç PKK’lı (KCK) tarafından, PKK’nın 2008 yılında teröristbaşı Öcalan’a özgürlük için yaptığı eylemlere yeterince destek vermediği düşünüldüğü için âdeta mahkeme kurulup sorgulanmıştı. Sorgulamanın sonunda Osman Baydemir “kınama cezası” almış ve kendisi buna itiraz etmeyeceğini söylemişti. KCK iddianamesine Osman Baydemir’in PKK’lılar tarafından örgüt içi sorgulamaya götürüldüğü ana dair fotoğraflar da girmişti.

Türk devlet yargısı bunların bölücülüğe hizmetlerini hukuk çerçevesinde sorgulayınca Avrupa, Batı ve içimizdeki hainlerin hepsi ayağa kalkıyor, bunları terör örgütü PKK sözde mahkeme kurup, “terör örgütüne tam destek vermiyorsun” diye sorgulayınca kimseden ses çıkmıyordu.

İkinci örnek ise eski Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün yaşadıklarıdır.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, HDP’li Ahmet Türk’ün PKK’lı 18 yaşındaki teröristle yaşadıklarını da şöyle anlatmıştı: 18 yaşındaki biri geliyor. Cebinden sigara çıkarıyor, ağzına koyuyor. O terörist bozuntusu, ‘Ahmet Efendi yak diyor çakmağımı’, sonra ‘Talimatlarımız şunlardır’ deyip gidiyor.

Belediye Başkanı iken Belediyedeki temizlik işçisi bir PKK’lı tarafından sorgulanan Osman Baydemir ve 18 yaşındaki bir PKK’lı tarafından aşağılanarak talimat verilen Ahmet Türk…

Aslında bu iki örnek bile belediyelere atanan kayyumların çok yönlü faydasını gösteriyor. Bu belediyelerin teröre yardım ve yataklığı önlendiği gibi, bu gibi HDP’lilerin PKK elinde böyle rezil ve kepaze olması da önlenmiş oluyor. HDP’liler Türk devletine çemkirmek yerine böyle HDP’lilerin de terör örgütü PKK’nın elinden kurtarıldığı için teşekkür etmelidir. HDP’li Ahmet Türk’e, Osman Baydemir’e bunları yapan PKK, başka HDP’lilere kim bilir ne yapıyordur? Yani bu terör örgütü kendine hizmet edenlere bile bunları yapabilen aşağılık bir oluşumdur.

İşte bu yüzden HD(P)KK’nın kapatılması Türk milletinin birliği, beraberliği, huzuru, ekonomisi ve Türkiye’nin yeni acılar yaşamaması için şart olmuştur.

HD(P)KK’nın kapatılması aynı zamanda terör örgütü PKK’nın elindeki esir HDP’lilerin de kurtarılması olacaktır.

HD(P)KK’nın kapatılmasına kim karşı çıkıyorsa bilin ki, böyle bir Türkiye manzarası istemiyor ve terör olaylarının devam etmesini istiyordur. HD(P)KK’nın kapatılmasının konuşulduğu şu günlerde bile HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş “Teröristlerin cenaze törenine gitmeye devam edeceklerini” hem de TBMM kürsüsünden söyledi. Yani böyle bir sözde partiyi öper misin, yoksa sabaha mı bırakırsın?

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin “HDP’nin kapısına açılmamak üzere kilit vurulmalıdır. Bu terör ve bölücülük yatağı kapatılmalıdır” açıklamasına anlaşılan CHP, İP, SP, Deva, Gelecek gibi partiler ve AK Parti içinde Numan Kurtulmuş gibiler karşıdır. Hadi diğer partiler PKK’nın çizgisine gelmiş ve PKK’nın siyaset uzantısı HDP ile ittifak yapan partiler de, terörle mücadelede çok başarılı bir hâle gelmiş AK Parti’nin bir mensubu olan Numan Kurtulmuş “Parti kapatmaların Türkiye’de olumlu sonuçları görülmedi” şeklinde önünü-arkasını tam doldurmadan niçin bir açıklama yapmaktadır?

MHP Lideri Devlet Bahçeli “HDP’yi bugün kapatalım, yarın aynı bölücü zihniyet üç harfi yan yana getirip yeni bir parti kursun” demiyor ki, dediği “HDP açılmamak üzere kapatılmalıdır. Etnik bölücülüğü ve terörü referans alan hiçbir parti kuruluşuna da müsaade edilmemelidir. Gerekirse Anayasa’da düzenleme yapalım, gerekirse Siyasi Partiler Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nda reform yapalım, bu kanayan yarayı durduralım” diyor.

Bu düşünceden, yaklaşımlardan kim rahatsız olabilir ki ya da niçin desteklenmez?

Terörle mücadele çok boyutlu olmazsa, bu ülkede terör biter mi?

Bırakalım HDP, Kandil-İmralı hattında kuryelik mi yapsın?

Bırakalım HDP milletvekilleri arabalarında yine silah, terörist mi taşısın?

Bırakalım HDP milletvekilleri terörist cenazelerinde boy gösterisi mi yapsın?

Bırakalım HDP’li belediyeler terör örgütüne yardım ve yataklık mı etsin?

Türkiye Anayasa’da, Siyasi Partiler Kanunu’nda, Türk Ceza Kanunu’nda köklü hukuki değişiklik yapmazsa terör konusunda acılar yaşamaya devam edecektir. Mesela şu rezalete bakar mısınız, hendek-çukur-Kobani olaylarında hayatını kaybeden 846 kişinin azmettirici katili olan terörist Demirtaş’ın bile serbest bırakılmasının gerektiği rahat rahat konuşulabiliyor.

Bu nasıl hukuk, bu nasıl adalet, bu nasıl vicdan anlaşılır gibi değil…

Türkiye HD(P)KK’ya mı ayak uyduracak yoksa HD(P)KK Türkiye’nin kanunlarına mı hesap verecek?

Türkiye bu meselede artık yol ayrımı noktasına gelmiştir.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin “HDP, 2016’dan bugüne kadar, ki 2020’de dâhil olmak üzere 285 milyon 888 bin lira hazine yardımı almıştır. Yine bu tarihler arasında Kandil ruhsatlı bölücü milletvekillerinin aldığı toplam milletvekili maaş tutarı ise 39 milyon 88 bin 872 liradır. Yetim hakkı, gariban nafakası, yoksul parası, milletimizin alın teri teröristlerin kursağına gitmektedir. Dünyanın neresinde terörizmi destekleyen, etnik bölücülük yapan bir sözde partiye devlet para yağdırmaktadır? Bunu nasıl hazmedelim, buna nasıl göz yumalım? Dağdaki eşkıya mekapla gezer, Meclisteki bölücüler kırmızı plakalı lüks arabalara biner. Benzin devletten, kaynak devletten, kan ve şehadet yine devletten çıkar. Bölücülere verilen bir liranın millete dönüşü gözyaşıdır, feryattır, acıdır, al bayrağa sarılı şehit tabutudur” sözleri Türkiye’de herkesi sorumluluk ve vicdan açısından harekete geçirmeli ve gerçekleri görmesini sağlamalıdır. HD(P)KK’nın kapatılmasının çözüm olmayacağını söyleyenler, Türk devletinin verdiği parayla, Türk milletini bölmeye, devletini yıkmaya, polisimize, askerimize, masum vatandaşımıza kurşun sıkmaya devam etmeyeceklerini mi iddia ediyor?

Ama elbette bu mevcut yasalarla HD(P) KK’yı kapatmak çözüm olmaz. MHP Lideri Devlet Bahçeli o yüzden yasal düzenleme vurgusunu yapmaktadır. Yoksa HD(P)KK’yı bugün kapatın yarın DBP’de (Demokratik Bölgeler Partisi) toplanacaklar ve hemen onun yedeğini de kuracaklardır. HDP’liler bu rahatlığı bildiği için geniş geniş konuşmaktadır. Eski (HDP) Muş Milletvekili Sırrı Sakık, “Parti kapatmak, iradeye gem vurmak çözüm değildir. Bugüne kadar kurduğumuz dokuz parti kapatıldı, bir çözüm elde edilebildi mi? HDP’yi de kapatırsanız biz de alfabede harf kalmasa bile harf satın alıp, yeni bir partiyi 24 saat içinde kurup örgütleyerek siyasal mücadelemize devam ederiz” açıklamasıyla meselenin sadece harften ibaret olduğunu söyleyebiliyor. Niye? Çünkü mevcut yasalara güveniyor.

Avrupa karşısında zor duruma düşeriz” diyerek özgürlük, demokrasi geveleyenler, Avrupa Birliği üyesi İspanya’nın parti kapatma kararını ve AİHM’nin de bunu onaylamasını hatırlamalıdır.

Neydi o haber?

“İspanya’da terör örgütü ETA’nın siyasi kolu olduğu gerekçesiyle, siyasi partiler yasası çerçevesinde 17 Mart 2003 tarihinde Yüksek Mahkeme’nin kararıyla yasa dışı ilan edilerek kapatılan Batasuna partisi, ilk olarak İspanyol Anayasa Mahkemesine itirazda bulundu, sonra AİHM’ye gitti.

İfade, toplantı ve dernek kurma özgürlüklerini öne çıkararak 19 Temmuz 2004 tarihinde Strasburg’daki AİHM’ye başvuran partiyle ilgili karar bugün açıklandı. AİHM, Batasuna’nın yasa dışı ilan edilmesi yönünde alınan karara onay verdi.”

Avrupa’da bu örnek olduğu gibi, hadi HDP gibi bir partiyi gitsinler de Amerika’da kursunlar. İnanın Amerika’da HDP gibi kurulacak bir partinin ne kadar yöneticisi varsa sorgusuz- sualsiz kurşuna dizerler.”

İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’ye bizim hedeflerimize zarar veriyor diye okyanus ötesinden gelip suikast düzenleyen, kendi ülkesinde HDP gibi bölücü partiye neler yapmaz sizce?

Ya Türkiye’deki HD(P)KK’ya bakın… Devletten hazine yardımı alıyorlar, TBMM kürsüsünden teröristbaşlarına bağlılıklarını bildiriyorlar, TBMM kürsüsünden PKK’lı teröristlerin cenazelerine yine sahip çıkacaklarını söylüyorlar… Böyle bir özgürlüğü dünyanın hangi ülkesi verir?

Ama artık yeter…

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin HD(P) KK konusunda anlaşılmayan cümlesi sanırım yoktur. Her şeyi tane tane anlatmıştır.

Çözüm artık Türk devletinin iradesindedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.