Ayşenaz ÇİMEN

Ayşenaz ÇİMEN

ŞEHİTLERİN VEBALİ KİMDE?

Kuzey Irak’ta Kani Reş bölgesinde çıkan çatışmada bir askerimiz şehit düştü…

Kampların en azılı olduğu yerde.

Teröristlerin saklanıp, pusu kurup birden roketatarla saldırıya geçtiği söyleniyor.

Muhtemelen istihbarat zafiyeti…

Tıpkı Çözüm Süreci’ndeki gibi, meskun mahallerde yaşananlar gibi ikilik ruhuna işlemiş olanların ihanetiyle bir can daha gitti…

*

Ne alaka diyeceksiniz belki de.

Türkiye sınırları içinde farkındaysanız yaklaşık 6 aydır hiçbir terör saldırı olmuyor, baskın, taciz vb. hiçbir olayla karşı karşıya kalmıyoruz. Tabi ki sebebin, teröristlerin imhasından dolayı olduğu söyleniyor, katılım Türkiye topraklarından oldukça azalmış.

Fakat keşke böyle iyimser düşünebilsem, bu sessizliğin bizlere hatırlattığı kötü bir şey var elbet bir gün gürültüsü kopar.

Seçimden sonra mı yoksa önce mi bilemeyiz…

*

Şu an sıcak çatışmaların yaşandığı tek yer Kuzey Irak sınırı ile Suriye sınırı.

Gündemimizde yer almayan bu sınır çatışmalarında dikkat edilmesi gereken çok şey var.

Komuta merkez kademesi, saha elemanları, ağır silah kullananlar, bomba imha uzmanları, komando tabur birlikleri ve daha nicesi…

Ama en kilit birim istihbarat ve saha elemanları.

Eğer sıcak bilgi aktarımında bir tıkanıklık yaşanırsa vebali ağır oluyor ne yazık ki.

Mesela yazın Adıyaman’daki terör saldırısında yaşanılan vebal gibi.

Bu yüzden Kuzey Irak gibi at izinin it izine karıştığı bir yerde ince eleyip sık dokumak gerek.

Acaba sınırdan bir sızma mı yapılmak isteniyor, peşmergeyi PKK’dan ayrı tutmayan zihin fakirleri yüzünden bölgede bir ikilik mi yaşanılıyor bunlar artık işin ehli insanlara kalmış…

Bunca teknoloji ve sisteme rağmen hala pusu kurulmasıyla şehit veriyoruz ya zoruma giden tek şey bu.

*

Teknolojiyi bir kenara koydum, sosyolojik olarak baktığımda güneydoğu ve doğu öyle bir havaya bürünmüş ki; bölgede yaşayanların ne örgüte ne de devlete güveni kalmamış.

Katılım gerçekten oldukça azalmış, sebebi ise pişmanlık ya da milli duygular değil ne yazık ki.

Maddiyat, para, zenginlik, fakirlik…

HDP milletvekillerinin en iyi yerlerde evleri, arabaları var bizim çocuklarımız dağlarda karnı aç yaşıyor düşüncesiyle örgüte katılım bitme seviyesine ulaşmış.

Gerçekten tuhaf, bu zaten yıllardır olan bir şey.

Yeni fark ediyor olmaları ne bileyim…

Devlete neden güvenleri kalmamış diye sorayım desem zaten örgüte meyilli olanların devlet diye bir algısı hiç olmamıştı.

Nusaybin’e, Cizre’ye, Şırnak’a yapılan yatırımları göremeyecek kadar nankör olmaları insanın biraz zoruna gidiyor.

Nusaybin’de, operasyonlar döneminde Kamışlı’ya kaçıp YPG/YPJ’ye sığınanlar şimdi gelecek devletin terör mağduriyet yasasından yararlanıp paşa paşa o evlerde oturacaklar.

Ne kadar sinir bozucu değil mi?

*

Köye dönüş davalarında vurdukları voleler de aynı sisteme dayalı…

90’larda örgüt köyleri yakınca, mecburen şehir merkezlerine göç eden bölge halkının zararı misliyle karşılanıyor. Fakat devletin verdiği parayı  örgütçü avukatlara yedirmek, oğlu gri listelerde aranan bir muhtarı da köye dönüş davalarının bilirkişi heyetine koymak ve daha nicesi verilen tüm mücadeleyi sil baştan yerle bir etmiyor mu?

*

Neyse, son zamanlarda zihnime oturan tek şey artık terör ve terörle mücadele algısının çok değiştiği…

Terörle mücadele ettiğimizi zannederken, KCK’dan ihraç edilenlerin para vererek tekrar göreve dönmeleriyle insan diyor ki verilen emekler pamuk ipliğiyle mi örülüyordu?

Sanırım…

Dağına, taşına, ovasına kurban olduğum Türkiye’m sen bunca ihanete nasıl göğüs geriyorsun be?

Şu sabrından biraz da bizlere ver.

Ver ki; namerdi gün yüzüne çıkaralım…

Ver ki; şehitlerin vebali kimlerde bulalım

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.