Ayşenaz ÇİMEN

Ayşenaz ÇİMEN

SURİYE’DE TANI, TÜRKİYE’DE DURDUR KANI MI?

Kendi iç siyasi çekişmemize dalıp gitmişken burnumuzun ucunda Suriye’de PKK’nın kurduğu özerkliği göremez olduk.

Artık bu sefer tehlike önlenemez boyutta.

Anladığım kadarıyla Türkiye’yi masada sıkıştırıyorlar.

“Suriye’de YPG’yi, Barzanistan gibi tanı; Türkiye’de durduralım kanı.”

*

Son zamanlarda bölgede YPG’ye meşruiyet kazandırmak için bazı devletler adeta yarışır oldu.

Geçtiğimiz haftalarda İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, Stockholm'de PKK'nın Suriye kolu olarak bilinen YPG/DSG'ye bağlı sözde özerk yönetimin yetkililerini ağırladı. Görüşmeye Bedran Çiya Kurd ve Şiyar Ali katıldı. 2022 yılında "Suriye'nin kuzeydoğusu için" ayrılan fonun 10 milyon euro artırılacağı kaydedildi.

İsveç, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke iline bağlı Malikkiye ilçesinde irtibat ofisi hazırladı. Rusya ve ABD arasında Suriye’nin geleceğine ilişkin bir mutabakat var,  BMGK Suriye’ye insani yardım için Cilvegözü sınır kapısının açık bırakılması kararını onayladı, ABD Dışişleri Müsteşar vekili Joey Hood Kuzeydoğu Suriye’den çıkmayacaklarını DAEŞ ile mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

Yaklaşık 3 hafta önce Independent Türkçe'den Abdulhakim Günaydın aktardığı bir habere göre de; Mesud Barzani, 2015 yılında dönemin ABD Başkan Yardımcısı olan Joe Biden'ın kendisine "Ömrümüz Kürdistan'ın bağımsızlığı görmeye yetecek" dediğini aktardı. 

Bütün bunlar BOP’un hangi yapbozunun parçası?

*

Ortadoğu’da yeniden bir diyalog sürecine gidilecekse Suriye üzerinden gidilecektir diye düşünüyorum.

Bütün olana bitene şöyle bir göz attığımda…

 Suriye'nin doğusundaki kampların durumu, Til Koçer kapısının kapalı olması bahane edilerek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye'ye sınır ötesi yardımlar için Türkiye’nin Cilvegözü Sınır Kapısı’nın açık tutulmasının bir yıl daha uzatılmasına karar verdi.

Terörist kaçakçılığının revaçta olduğu bu dönemde sınır kapısının bir yıl daha açık olacak olması pimi çekilmiş bomba misali, elimize bırakıldı.

Üstelik Afganların da akın akın sınırları geçtiği bu dönemde…

Bu sınır kapılarından kimler kimler ülke topraklarımıza giriyor bilmiyoruz, sınır güvenliğimizi sağlayan kamu görevlileri gerçekten devletin kamu görevlileri mi yoksa 15 Temmuz’da gördüğümüz kamuflajı maske olarak kullanan ikiyüzlüler mi bilmiyoruz…

*

Geçtiğimiz haftalarda Katar merkezli yayın kuruluşu El Cezire, gizli ekiplerle Suriye'nin kuzeyindeki terör yapılanmasını mercek altına aldı. Haberde YPG ve PKK arasındaki bağlantı gözler önüne serildi. Görüntülerde, terör örgütü PKK/YPG'nin uzantısı SDG’li bir terörist, Suriye'ye Kandil Dağı'ndan giden teröristler olduğunu itiraf etti.

İşte o diyaloglar:

SDG’li terörist: Biz cephedeyiz. Türkiye'nin sınır duvarının içindeyiz. Kandil Dağı'ndan kadrolar geldi tercümanlarla birlikte.

Soru: Gelen kadrolar Türkiye'den mi?

SDG’li terörist: Evet, tercümanlarla geldiler.

Soru: Gelenler çok mu?

SDG’li terörist: Evet, çok. Her gelen kadroda 400-500 kişi var.

Ve görüyoruz ki bulanık suyun balıkları her geçen gün arttıkça artmış…

*

Şimdi şapkamızı alıp, önümüze koyup düşünmekte fayda var.

Kandil’in içi Suriye’ye mi boşaltılıyor?

Kandil’e bir operasyon olur mu?

Kandil’in merkez komitesinin Suriye’deki özerkliğe bakış açısı ne?

Kandil’in örgüt içindeki popülerliği azaldı mı?

Kandil’deki teröristler Suriye’de YPG’ye  gitmek istiyor mu?

Kandille mi yoksa Suriye ile mi diyalog süreci olacak?

Ve Öcalan hangisi için garantör olacak?

En merak ettiğim soruya gelirsek:

Suriye’yi tanı, durdur Türkiye’de kanı politikası Ortadoğu’da devreye mi girecek?

Zamanla göreceğiz, saygılarımla…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum