BİZDE KAYBEDEN YOKTUR!

Bizde kaybeden yoktur, kazanan Milliyetçi-Ülkücü Harekettir. Milliyetçi Hareket Partisi inanmış, ilkeli ve ahlaklı bir hayatla bezenmiş, ülküsünde erimiş insanların mecmuudur.

Ne mutlu bizlere ki, 48 yıldır ayaktayız. Düşürmeye de kimsenin gücü yetmeyecektir. 48 yıldır mücadele halindeyiz. Mücadele, başa çıkmayı, uğraşmayı, didişmeyi, çırpınmayı, nefesi kesilmeden, pes etmeden var olmayı göze almış yüreklere özgü vasıftır.

Dava adamlığında somutlaşan bu özelliklere sahip olamayan, irade gösteremeyen, bedel ödemeye yanaşmayan, karar ve kavlinin arkasında duramayan, fikrini ve ülkülerini savunamayan, en küçük zorluk ve karşı propagandada dönüş yapan, sıkıyı görünce saklanacak kovuk arayanların sahip olabileceği bir unvan değildir dava adamlığı.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin teşkilat yapısı diri ve dinamiktir. Kadroları inanmış ve iddialı, vatan, millet, bayrak aşkıyla anlamlıdır. Ahlak ve vicdanımıza emanet edilmiş davamızı ikbal uğruna istismara kalkışmayacak mizaç ve karakter olgunluğuna sahibiz. En zor şartlar altında bile “ama, fakat, ancak” demeden ülkülerimizi, milletimiz için yapacaklarımızı savunacak kadar kırılmaz irademiz, vatandaşlarımızın inançlarını yok saymadan, bir arada kardeşçe yaşamasını temin eden din ve vicdan hürriyetini savunuyoruz.

FETÖ'cü katiller, cuntacıları önlemek için tankın üstüne çıkan yaralı vatandaşı tanktan aşağıya atmış... FETÖ'cü katil sürüsüne acıyan, o kanlı katillere "mağdur" diyenler de en az o aşağılık katiller kadar vatan hainidir, alçaktır... FETÖ'cü katil sürülerine kahramanca direnen, 15 Temmuz'da direnirken de Şehit ve Gazi olan yiğitleri asla unutma, unutturma!..

Kahrolası CHP zihniyeti bu projeye de "hayır" dedi..."İzmir Körfez Geçiti" geliyor... CHP, "Papaz Makarios heykeli" yapadursun, İzmir'e dev bir proje geliyor... CHP İzmir'in de, Türkiye'nin de başına bela oldu... Yazıklar olsun. 80 yıldır "hizip kavgasından" başka bir halta yaramayan İttihatçı CHP zihniyeti, "milli" bir felaket haline gelmiştir... Şu aşağılık FETÖ-PKK işbirliği ve dayanışmasına bakar mısınız? Kanlı katiller, tek yumurta ikizleri...

PKK'nın da, FETÖ'nün de, DEAŞ'ın da, PYD'nin de, DHKP-C'nin de efendisi sömürgeci şeytanlardır. Kanlı katillerin ipi bu efendilerin elinde! Türkiye ne kötü günler gördü, geçirdi... Türkiye'yi bulgur kazanı gibi kaynattılar... Asla unutmayalım... Türkiye'yi kaosa sürüklemek, kriz çıkarmak için şeytanın dahi aklına gelmeyen kirli ve sinsi oyunlar sahnelendi, şükrolsun üstesinden geldik! Gizli-açık sinsi oyunlar asla bitmeyecek. Bu riskli coğrafyada yaşadığımız sürece de kirli plan devam edecektir. Allah millete zeval vermesin!

CHP'den kanlı katil ve Türk düşmanı papaz Makarios heykelinden sonra, şimdi de dev(!) eser "eşek" heykeli... CHP'li boşta gezer vekiller, şimdi de "volta atma" eylemi yapacaklarmış... FETÖ'cü katillere destek voltası, iyi mi?.. Boş boş maaş alan, kaosu, krizi körükleyen, nerede bir Millet aleyhtarı bir iş varsa oraya koşup eylem yapan CHP'li vekillere yazıklar olsun!. Millet bu CHP zihniyetinden bıktı usandı. Millet için tek bir projeleri yok. Her şeye hayır, her hayırlı işe çamur. Adamlar neyin peşindeler?

CHP'li vekiller, volta atıp aylak aylak dolaşacağına oturun ve Kılıçdaroğlu kasetle oturduğu CHP koltuğunda neden 8 seçim hüsranı aldı, onu araştırın. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, FETÖ ile kendi partisinde mücadele eden ve bedel ödeyen ilk siyasi lider oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Babamın oğlu bile olsa” sözünü duyduktan sonra hareket bekleniyor. Daha önce de siyasi ayak üzerinde durulmasını isteyen açıklamalar yaptı. Geçtiğimiz Salı Meclis’te artık Onun da işin sonuna geldiği görüldü, İktidarı bir kez daha uyardı. “Siyasi ayağı yer yarılıp içine mi girdi?” diye sordu. “Ortada siyasetçi yok, neden?” dedi. Her türlü riski göze alıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında dimdik duran Devlet Bahçeli de bunu soruyor ve istiyorsa, artık gereken yapılmalıdır. Başbakan Binali Yıldırım TOBB’da yaptığı konuşmada siyasetçiyi kayırdığımız filan yok” gibi bir laf etti. “Bırakın yargı işini yapsın” dedi. Bu cevap kimseyi tatmin etmedi. FETÖ ile mücadele sadece yargıya bırakılacak bir iş değildir. 17/25 Aralık’ta yargı Türkiye’de darbe yapmaya kalktı. Hedef doğrudan o dönem Başbakan olan Erdoğan ve ailesiydi.

O gün “Bırakın yargı işini yapsın” deseydik sonuç ne olurdu? O zaman darbecinin karşımıza yargı kılığında çıktığını gördük ve devlet olarak, siyaset olarak, Meclis olarak müdahale ettik. Şimdi millet ayakta. 15 Temmuz’da darbecilerin elinden Devletini çekip aldı bu millet. Devletini vermedi, seçtiği Cumhurbaşkanı’nı, Başbakanı’nı, Meclisi’ni vermedi. Bugün bu millete dönüp “bırakın yargı işini yapsın” diyemezsiniz. Yargının işini kolaylaştırmak sizin göreviniz, FETÖ’nün siyasi ayağını bulup çıkarmak ise bu millete ödemeniz gereken borcunuz. Siz “FETÖ başarsaydı kimi Cumhurbaşkanı yapacaktı?” diye hiç merak etmiyor musunuz? Kavurmacılar aklanıyor, baklavacılar adaletten kaçırılıyorsa ortada bir sorun var demektir. FETÖ artık tümden yok edilmeli, kaynağı kurutulmalıdır. Aynısı başta PKK olmak üzere, diğer terör örgütleri için de geçerlidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.