DEVLET AKLINI HAFİFE ALMAYIN

Rüyamda gördüm.

Yıllar sonra bir sabah uyandığımda aynaya bakıyordum .

Ağaran saçlarıma, her teline memleketimin çilesini işlediğim saçlarıma.

Ben kimim diyordum, saçlarına ak düşen bu kadın kim?

Kan ter içinde uyandım...

Bulamadım bu sorunun cevabını,  içim içimi yedi dayanamadım devlet aklına sordum.

İşte bu sorunun cevabını aynaya bakarak verdiğin gün özgürsündür dedi.

Kalktım yüzümü yıkadım, aynaya baktım, gördüğüm tek siluet; kinini devlet aklı ile yontmuş bir müptezelden ibaret...

*

Devlet aklı nedir? Ve kimindir?

Yüz yıllardır kimliğimize miras kalan , milletimizin içinden bize yansıyan sarsılmaz bir güçtür.

 Irk, din, dil ayrımı yapmadan ay yıldızlı al bayrağın gölgesinde bizi bağrına basan bir annedir.

Cilo Dağlarında kışın ortasında açan kardelen, bozkırın bağrında suya hasret bir buğday tanesidir.

Asya kokan sevdaya hasret, çipil gözlü bir kız çocuğunun hayalidir.

Kızılelmaya susamış bir avuç delidir.

*

Devlet aklı, milletindir. Irk  din , dil ayrımı yapmadan bu vatanı karşılıksız sevenlerindir.

Bu öyle bir sevgidir ki, ete kemiğe bürünmez. Ruhla beslenir, vicdanla büyür, sadakatle ölür...

Öyle bir kıskanırlar ki bu sevgiyi, sevenlerini diri diri yakmak için kazanları kaynatırlar.

Fakat şunu unuturlar; korla tutuşmuş bu yürekler ölse de “Alın taşını, toprağını bu vatanın  yeter ki bir yudum su.” Demezler.

Onlar ki zaten yeryüzünde ızdırabı kanına katıp içenlerdir. Sevdikleri ile doyasıya gülmek isterler gülemezler, güvendikleri bir omuza yaslanıp ağlamak isterler ağlayamazlar, herhangi birine içinde kopan fırtınaları anlatmak isterler anlatamazlar...

Dağlar, tepeler, ovalar, kuşlar yoldaşı olur artık.

Deli deli gezerler...

Hal böyle olunca yırtarlar dağları, enginlere sığmazlar. Yaradan’dan başka boyun eğecekleri hiçbir makamı tanımazlar...

*

Kimi zaman çok yorulurlar. Yavaşlamak isterler ama durmazlar.

Akılda sadece onun aşkı vardır çünkü.

Gerisi yalandır.

Bu uğurda o kadar çok incinirler ki.

Kime ne gerçi kırılsalar da küsseler de kime ne...

Bu acıların da merhemi olur devlet aklı...

*

Hal böyle olunca küresel şaşkaloz uşakları dillere destan bu aşka şöyle bir bakar “Yahu bu nasıl dirayettir ki ne yaptıysak, diz çöktüremedik.” Der ve yola koyulurlar.

Hiç ummadığımız anda öyle bir yerden vururlar ki...

Yumuşak karından.

Devletten, millete saldıralım ki bu güveni sarsalım derler. Sosyolojik yapıyı kullanırlar, toplumun sinir uçlarını deşifre ederler, sırtımızdan kızgın hançeri ciğerlerimize dek saplarlar...

Yenilgiye uğrattıklarını zannederler, fakat gaflete düşerler.

Bilmezler ki; devlet aklı saldırıya uğradıkça büyüyen, bu saldırıları bertaraf eden, ırkçı ve politik olmayan anti-emperyalist bir gücün yüreklerdeki karşılığıdır.

Ne mezhep çatışmalarına ne de ırkçılığın kutuplaştırmasına yenik düşecek kadar zayıftır.

Ha bir de mandacıların kuklası olacak diye hayal kuranlar vardır.

Güldürmeyin beni beyler.

Devlet aklını hafife almayın , bu milletin içinde öyle bir güç vardır ki sağda solda “Ben aksakallıyım.” Diyenlerin sakalını,  saçını ağartır...

Kim gerçek kim yalan aynaya dönün de bakın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum